CANSIZ ATOMLARI PROTEİNLERE
DÖNÜŞTÜREN
KUSURSUZ YARATILIŞ
ŞUURSUZ ATOMLARIN İNŞA ETTİĞİ YETENEKLİ PROTEİNLER 
PROTEİNLERİN GÖREVLERİNE UYGUN KUSURSUZ YARATILIŞLARI 
AMİNO ASİTLERDEKİ DÜZEN 
PROTEİNLERDE NEDEN DOĞADAKİ 200 AMİNO ASİTTEN SADECE 20 TANESİ KULLANILIR? 
CANLI YAPILARDAKİ PROTEİNLER SADECE SOL-ELLİ AMİNO ASİTLERDEN MEYDANA GELİR 
AMİNO ASİTLERİN DİZİLİMİNDEKİ PLAN 
AMİNO ASİTLERİ BİRLEŞTİREN ÖZEL BAĞLAR 
AMİNO ASİTLERİ BİRBİRLERİNE BAĞLAYAN KÖPRÜ: PEPTİD BAĞI 
YERYÜZÜNDE CANLILIK NASIL OLUŞTU 
PROTEİNLERİN DÖRT FARKLI YAPISI 
PROTEİNLERİN PRİMER YAPISI: AMİNO ASİT DİZİLİMİ 
PROTEİNLERİN SEKONDER YAPISI: SARMAL VE TABAKALI YAPI 
PROTEİNLERİN TERSİYER YAPISI 
BAĞLARIN KUVVETİ EN UYGUN ŞEKİLDE OLMALIDIR 
PROTEİNİN ÜÇ BOYUTLU YAPISI KUSURSUZ BİR YARATILIŞIN ESERİDİR 
PROTEİNLERİN KUATERNER YAPISI: BİRLEŞİK PROTEİNLER 
PROTEİNLERİN SEKONDER YAPISI:
SARMAL VE TABAKALI YAPI

Amino asitler birbirleriyle
peptid bağ dışında bir de hidrojen bağları ile
bağlandıklarında, protein zinciri sarmal veya
tabakalı bir yapıya sahip olur. Bu, proteinin
sekonder yapısı olarak adlandırılır.
|
Bir protein için gerekli olan amino asitler yan yana
geldikten sonra başka mucizevi olaylar da gerçekleşir
ve her bir amino asit bir yanındaki amino asit ile oluşturduğu
peptid bağın dışında hidrojen bağları da oluşturur.
Bu bağların oluşma şekli amino asitlerin dizilimleri
boyunca alacağı şekli ve pozisyonu belirler. Örneğin
bazı durumlarda amino asit, içinde bulunduğu zincirde
hidrojen bağları yaptığında sarmal bir yapı oluşturur.
Amino asitler, içinde bulundukları zincirin dışından
bir amino asit ile zayıf bağlar kurduklarında ise merdiven
basamaklarını andıran tabakalı yapılar meydana gelir.
Zincirleri sarmal şeklinde olan proteinler telefon
kordonuna benzerler. Aynı bir telefon kordonu gibi bir
eksen etrafında bir hat boyunca kıvrılırlar. Saçtaki
proteinler ve bir kas proteini olan miyosin bu sarmal
yapıdadır ve bunun sonucu olarak elastiktirler. Çünkü
hidrojen bağları kırılabilir ve kolaylıkla tekrar oluşabilir.
Günlük hayatta hidrojen bağlarının vücut proteinleri
üzerinde etkisinin öğrenilmesi sayesinde çeşitli imkanlar
doğmuştur. Örneğin kıvırcık saçları düzleştirmek ya
da düz saçları kıvırcıklaştırmak için saç proteinlerindeki
amino asitler arasındaki hidrojen bağları bozulur ve
yeni bağlar kurulur. 11
Sekonder yapısı merdiven şeklinde tabaka halinde olan
proteinler ise sarmal yapıya sahip olanlar gibi esnek
olmazlar. Ancak birçok canlının çok önemli ihtiyaçlarından
biri olan bükülme hareketine imkan veren yapıların oluşmasını
sağlarlar. Örneğin koza ipeğinin lifleri ve örümcek
ağı gibi diğer proteinler paralel olarak sıralanmış
ve birbirlerine hidrojen bağları ile bağlanmış zincirlerden
oluşurlar. Bu proteinlerin omurgası bir örgü modeli
gibi aşağı yukarı kıvrılır. Bunun nedeni peptid atomlarının
protein zincirine dik olarak bağlanmasıdır. 12 Bu sayede bu modele sahip olan
proteinler elastik olmak yerine düz ve bükülgendirler.
 |
 |
Yandaki resimde bir kas proteini
olan miyosinin yapısı görülmektedir. Sekonder
yapıya sahip olan miyosin, sarmal yapıdadır ve
bu nedenle elastiktir. Bunun nedeni amino asitler
arasında oluşan hidrojen bağlarının kırılabilir
olmasıdır. |
Proteinlerdeki bükülmeler canlıların vücutlarında,
hep olmaları gereken yerlerde bulunurlar. Örümcek ağı
proteinleri olan fibroinler bükülme özelliğine sahip
olmasalardı, örümceğin ördüğü ağlar işe yaramayacaktı.
Çünkü bu proteinin yapısı, örümcek ağlarına avının kaçmasını
engeleyecek bir dayanıklılık katar. Bu sayede örümcek
ağı kendi kalınlığındaki (çapı 1mm'nin binde biri) bir
çelikten 5 kat daha sağlam hale gelir. 13
 |
 |
Yanda ipek fibroinlerinin üç
boyutlu yapısı görülmektedir. Koza ipeğinin lifleri
ve örümcek ağı gibi proteinler paralel olarak
sıralanmış ve birbirlerine hidrojen bağı ile bağlanmış
zincirlerden oluşurlar. Bu sayede düz ve bükülgen
olurlar. Örümceklerin yaşamı ise ördükleri ağların
bu özelliğine bağlıdır. |
Görüldüğü gibi, proteinlerin yapıları, canlıların yaşamlarını
devam ettirebilmeleri için, en ince detayına kadar,
kusursuz ve benzersiz olarak tasarlanmıştır. Hiçbir
kör tesadüf, evrendeki atomların tamamı emrine verilse
de, bu kadar ince düşünceli, ileri görüşlü davranıp,
kusursuz hesaplar ve planlar yapamaz. Hiçbir atom veya
tesadüfen meydana gelen hiçbir olaylar zinciri, örümcek
ağının en kullanışlı hale gelmesi için, tüm atomları
organize etme yetenek, bilgi ve aklına sahip değildir.
Bunun aksini iddia etmek ise ciddi bir akılsızlıktır.
11- Curtis Barnes, Invitation to Biology,
Worth publishers, Inc, New York 1985, s. 49
12- Michael Behe, Darwin'in Kara Kutusu,
Aksoy Yayıncılık, İstanbul, Haziran 1998, s. 259 
13- Structure and Properties of Spider Silk,
Endeavour, Ocak 1986, sayı:10, s.42
|